Mesai dışı ulaşılabilirliğin zihinsel etkisi
İşten ayrılmak, işle ilgili beklentinin zihinde sona erdiği anlamına gelmeyebilir. Mesai dışında gelebilecek bir mesajı sürekli beklemek, fiilen görev yapılmayan zamanda da dikkat yükü oluşturabilir. Bu deneyim yalnızca ekranda geçirilen süre üzerinden ölçülemez.

Çalışanın yanıt verme zorunluluğu ile böyle bir zorunluluk varmış gibi hissetmesi farklı durumlar olabilir. Kurumdaki açık kurallar, önceki deneyimler ve dolaylı beklentiler birlikte etkili olur. Belirsiz bir düzen, kişinin hangi zamanda dinlenebileceğini anlamasını güçleştirebilir.
Evde aileyle konuşurken veya başka bir etkinlikteyken işe dönük dikkatin sürmesi ilişkileri etkileyebilir. Yakınlar bu durumu ilgisizlik olarak yorumlayabilir; çalışan ise dinlenemediğini anlatabilir. Farklı deneyimlerin aynı olayda bulunması, taraflardan birinin hissettiğini geçersiz kılmaz.
Görüşmede bildirim sayısı kadar mesajdan önce ve sonra ne yaşandığı da anlatılabilir. Bekleme, kontrol etme ve işe yeniden odaklanma ayrı aşamalardır. Çalışma koşulları bilinmeden herkese aynı sınır koyma önerisi verilmez; kişinin yetkisi, sorumlulukları ve mevcut destek kaynakları birlikte değerlendirilir. Resmî izin sırasında devam eden iş teması da bu akışın ayrı bir parçası olarak anlatılabilir.